Doğumsal Kızamıkçık Sendromu

Kızamıkçık ılımlı klinik seyri, nadir görülen komplikasyonları ile çoğu kez çocuklukta hafif olarak geçirilen bir viral infeksiyondur. Ancak kızamıkçığın asıl önemi gebe kişilerde bebek için taşıdığı risklerdir. Görülme sıklığı gebelerin rubella(kızamıkçık) virüsüne karşı immün durumuna bağlı olarak değişir.

Dünya Sağlık Örgütü, epidemi olmayan yıllarda yılda en az 236.000 konjenital rubella sendromu görüldüğünü bildirirken bu oranın epidemi yaşanan yıllarda on kat kadar arttığını rapor etmiştir. Kızamıkçığa duyarlı bir gebe kişi, gebeliğinin ilk trimestrinde kızamıkçık virusu ile karşılaşacak olursa anne karnında ölüm, prematür doğum ya da bebek anomalileri(eksiklik ve sakatlık) görülebilir. Anne adayı gebeliğinin ilk 2 ayında kızamıkçık virusu ile infekte olursa bebekte anomali riski %40-60, 3. ayda risk %30-35, 4. ayda %10'dur. Gebelik haftaları ilerledikçe risk azalmakla birlikte 20. haftaya kadar belli riskleri taşıdığı (tek başına sağırlık gelişimi gibi) bildirilmektedir. En sık görülebilen belirtiler;

 

  • mental retardasyon(zeka geriliği),
  • mikrosefali(kafa çevresi küçüklüğü),
  • sağırlık,
  • mikroftalmi(göz küresi küçüklüğü,
  • konjenital(doğumsal) katarakt,
  • glokom(göz tansiyonu),
  • retinopati(göz arkası bozukluğu),
  • patent duktus arteriosus(kalp damarlarında bozukluk),
  • pulmoner stenoz(kalp kapak darlığı),
  • kriptorşidizm(inmemiş testis)dir.

Bebekler ikter(sarılık), hepatosplenomegali(karaciğer dalak büyüklüğü), kanama diyatezi(kolay kanama), konvülsiyon(havale geçirme), jeneralize lenfadenopati(genel lenf bezi büyüklüğü) bulguları ile dünyaya gelebilirler.

Gebeliğinde kızamıkçık geçiren annelerin sağlıklı doğan çocuklarında, çocuklar okul çağına geldiklerinde juvenil diabet(gençlik şeker hastalığı) gelişebileceği de belirtilmektedir.

Konjenital rubella sendromu gelişimi ile ilgili olarak çeşitli mekanizmalar üzerinde durulmuştur. Gebeliğin ilk trimestrinde kızamıkçık geçirmekte olan kişiyle temas öyküsü ile başvuran gebe kişide, öncelikle kanda hastalığa duyarlı olup olmadığı araştırılır. Kanda kızamıkçık spesifik IgG antikorlarının varlığı bağışıklığı gösterir. Araştırılan kişinin IgG tipi antikorları negatifse, yani hastalığa karşı duyarlı ise, IgM tipi antikorlar araştırılır. Aralıklı olarak bakıldığında IgM titresindeki artış aktif hastalığı gösterir. Bu durumda riskler anlatılarak kişiye çocuğunun alınması önerilebilir. Kişi düşüğü kabul etmiyorsa, immun globulin ile pasif profilaksi yapılabilir. Ancak immunglobulin uygulaması hastalığın semptomlarını hafifletmesine karşın virüsün kanda dolaşmasını her zaman engelleyemez.

Korunma

 

Kızamıkçığın 1969'dan beri kullanımda olan canlı attenue aşısı vardır. Aşı uygulanmasının en önemli gerekçesi konjenital rubella gelişimini önlemektir. Doğurganlık çağına gelmiş tüm bayanların kızamıkçığa karşı bağışık olmaları sağlanabilirse, konjenital rubella gelişim riski de ortadan kalkacaktır. Kızamıkçık aşısı 12. ayda yapılan kızamık-kızamıkçık- kabakulak aşısının bir komponenti olarak rutin aşılama şeması içinde yer almaktadır. 4-6 yaş arası 2. dozu uygulanır. Genç erişkin yaş grubunda gebe olmayan duyarlı bayanların da aşılanması ve aşı uygulandıktan sonra en az 3 ay süreyle gebe kalmamaları önerilir. Çünkü aşı virusu da plasentayı geçebilmektedir. Aşının rutin uygulanmasını takiben kızamıkçık vakaları giderek azalmıştır. Aşı uygulanan kişilerde %95 korunma sağlanmaktadır. Ancak aşı ile elde edilen koruyucu antikor titresinin devam süresi tam olarak bilinmemektedir.

Çalışma Saatlerimiz

Kliniğimizde;

Devlet aşıları ücretsiz uygulanmaktadır.

Tüm özel aşılar mevcuttur.

Kliniğimiz

Bültene Üye Olun

Adres Bilgileri

Dünya İş Merkezi İhsaniye Mh. Barbaros Cd. Can Sk. No:2/1 Nilüfer / BURSA

Telefon: 0224 246 32 00

E-Mail: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.