Evcil Hayvanlar ve Çocuklar

İnsan gelişiminde evcil hayvanların katkısı sanıldığından daha çoktur. Özel bir bebek veya oyuncak ayıcık çocuğun annesinden sonra en yakın arkadaşı olabilir. Bu oyuncak ayıcık veya bebek onun sırlarını paylaşır, kızgınlığına katlanır, huzursuzluğunu giderir. Evcil hayvanlarda aynen bu oyuncaklar gibi çocuğun yaşamında etkili olabilirler.

Çocuk bir evcil hayvan ile insanlarla nasıl sosyalleşileceğinin provalarını yapabilir, mutluluğunu veya mutsuzluğunu paylaşabilir, öfkesini ona bağırarak giderebilir. Ona bakarak birine bir şeyler vermenin, yardım etmenin zevkini tadabilir, onu sahiplenerek bağlılık duygusunun farkına varabilir. Çocuk evindeki kedisine köpeğine kuşuna bir şeyler öğreterek, kendi bir şeyler öğrenir, korkularını onun üzerinde deneyerek yenebilir ve de insan ilişkisinin temelini oluşturan sevmeyi, vermeyi, korumayı bağımsız bir kişi olmayı öğrenir. Bu durum, engelli çocuklarda çok daha büyük anlamlar ifade eder. Tüm bu olumlu gelişmelere karşın, toplumumuzda çoğu anne ve baba evde hayvan beslemenin; çocukların sağlığı açısından sakınca oluşturacağını düşünür ve çocuklarını hayvanlardan uzak tutarlar. Bir açıdan bakıldığında da endişeleri de yersiz değildir.

Hayvanlardan insanlara bazı hastalıkların bulaşabilir. Bu bulaşma doğrudan temas, sıyrık, ısırık, solunum yolu ile(hayvanların bunduğu ortamda nefes almak), hayvanların idrar yada dışkısı ile temas, artropod(kene, örümcek vb.) ara konaklarla temas, hayvanların kendilerinin yada idrar ve dışkılarının bulaştığı yiyecek ve içeceklerin alınması ile bulaşabilir. Hayvanlar bazı mikropları ve parazitleri taşır, fakat bunları kirli su ve gıdalardan alma olasılığımız hayvanlardan alma olasılığımızdan daha fazladır. Bebek bekleyen anne adayları ile veya bebekle ve küçük çocuk ile evcil hayvan aynı evde yaşıyorsa olası enfeksiyonlarda korunmayı bilmek gereklidir ve veteriner hekime müracaat ederek, hayvanların rutin sağlık kontrollerinin ve aşılarının yaptırmaları gereklidir. Vahşi hayvanlar çok daha tehlikelidir, vahşi hayvanlarla temastan ciddi bir şekilde kaçınmak gereklidir, ev hayvanı olarak beslenmemeli ve eve getirilmemelidir.

Köpekler çocuklar ve gebeler için eğer aşı ve kontrolleri düzenli olarak yapılıyorsa yaratabilecekleri en önemli sağlık sorunu fiziksel travmadır. Böyle travmalar sonucu mutlaka bir hekime başvurulmalıdır. Köpeklerden oluşabilecek diğer sağlık sorunları ısırma ve tırnaklama sonucu yara yeri enfeksiyonu, tetanoz, ve kuduz gibi hastalıklardır. Yavru köpekler 6 haftalık olduklarında parazit mücadelesi yapılmalı, 8. haftada karma aşı (köpek gençlik,kanlı ishal, hepatitis, leptospirozis hastalıklarına karşı) uygulanmalı ve 11. haftada aynı aşı tekrar edilmelidir.12. haftada kuduz aşısı uygulanmalı ve bu aşılar daha sonra bir yıl aralıklarla uygulanmalıdır. İç ve dış parazitlere karşı 3-4 ay aralıklarla ilaçlama yapılmalıdır. 1-2 ay aralıklarla köpeklere banyo yaptırılabilir, ancak bundan daha sık yıkamanın hayvanın sağlığı açısından sakınca oluşturabileceği akılda tutulmalıdır. Uygun bir fırça ve tarakla düzenli olarak tüylerinin bakımı yapılır. Evlerinde köpek besleyenler, hayvanın eğitimine mümkün olduğu kadar erken başlamalıdır.

Kediler de köpekler gibi tırnaklama ve ısırma ile yaralanma ve yara yeri enfeksiyonu oluşturabilirler. Yavru kediler 6 haftalık olduklarında parazit mücadelesi yapılmalı, 8. haftada lösemi aşısı ve karma aşı (panleukopeni, viral rhinotracheitis vd.) uygulanmalı, 11. haftada karma aşı tekrar edilmeli, 12. haftada kuduz aşısı uygulanmalıdır. Bu aşılar daha sonra bir yıl aralıklarla uygulanır. İç ve dış parazitlere karşı 3-4 ay aralıklarla ilaçlama yapılır. Kediler tüylerini yalayarak temizledikleri için çok sık banyo yaptırılmalarına gerek yoktur. Fırça ve tarakla düzenli olarak tüylerinin bakımı yapılmalıdır.

Kedilerin gebelikte en önemli oluşturabileceği hastalık formu TOXOPLAZMOZİS tir. Bu hastalığı yapan ‘toxoplazma gondi’ dir. Toxoplazma enfeksiyonu ilk kez gebelik sırasında ve gebeliğin hemen öncesinde ortaya çıkarsa enfeksiyon annede hiçbir belirti olmadan bebeğe geçecektir. Annelerinde hiçbir belirti olmayan pek çok bebekte başlangıçta hiçbir bulgu yokken ilerleyen yıllarda zeka geriliği ve körlük gibi ciddi belirtiler ortaya çıkabilir. Kedilerden insana şöyle bulaşır: kedilerin parazit taşıyan kemirgenler, kuşlar, ve diğer küçük hayvanları yemesi sonucu parazit kediye bulaşır, daha sonra kedinin dışkısında parazit kistleri çıkmaya başlar, yavru kedilerin dışkısında infeksiyondan 3 hafta sonrasına kadar kistler bulunabilir, erişkin kedilerin dışkısından toxoplazma bulaşma ihtimali daha düşüktür. Kedi dışkısı ile kirlenen materyallere temas eden eller ve yiyecekler eğer uygun şekilde yıkanmazsa , çiğ et yenirse insana bulaşma olabilir.

Sürüngenler (kertenkele, iguana, kaplumbağa, kurbağa, yılan,…) en fazla salmonella mikrobunu (ishal ve ateşle seyreden hastalık yapar) taşırlar. Bu hayvanların evde mutfakta serbestçe dolaşmalarına izin verilmemeli, bu hayvanlara dokunulduğunda veya hayvanların dokunduğu yerlere dokunulduğunda eller su ve sabunla itina ile yıkanmalı yada bu hayvanların dokunduğu yerler itina ile temizlenmelidir.

Kuşlar klamidya( zatürre yapabilir), salmonella gibi mikropları taşır, veteriner tarafından kontrol ettirilmelidirler, kafese veya kuşa dokunulunca eller sabunlu su ile yıkanmalıdır. Süs kuşlarında ve akvaryum balıklarında bu hayvanlara rutin olarak uygulanan bir aşı yoktur. Kafes altlıkları ve tünekler sık aralıklarla temizlenmeli, önlerinde taze yem ve su bulundurulmalıdır. Akvaryumlarda su değişimi düzenli olarak yapılmalı, özellikle mantar hastalıklarına karşı gerekli önlem alınmalıdır.

Hiçbir hayvanın barındığı yer gebeler tarafından temizlenmemelidir.

Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinden çiğ etten, çiğ deniz ürünleri, önceden hazırlanıp bekletilmiş salatalardan brucella , leptospiroz gibi hastalıklar bulaşacağından çiğ gıda yenilmemeli, temizlik ve hijyene dikkat edilmelidir.

İsveç’te yapılan bir araştırmaya göre çocuğun, erken yaşlarda çocukların evcil hayvanla teması halinde alerji riskinin artmadığını belirtilmektedir, erken yaşlarda hayvanlarla içli dışlı olan çocukların alerjik sinüzit ve astıma yakalanma oranı daha düşük olduğunu söylemektedir. Ancak İngiltere'de alerjiye en sık yol açan alerjenler arasında Hayvan kepeği (deri döküntüsü ve tüy) olduğu gösterilmiştir. Kürklü hayvanların çoğu alerjiye neden olabilir. Alerjenler hayvanların pullanmış derisinde, tüylerinde ve bazen tükrüklerinde bulunur. Bunlar sadece hayvanlar yoluyla değil, giysi, terlik ve ayakkabılarımızla da evimizin her yanına yayılabilir. İngiltere'de her on evin yedisinde bir evcil hayvan bulunur ve evcil hayvanlardaki alerjenler çocukluk çağı astımlarının %40'ının nedeni olabilir. Evcil hayvanlara karşı alerjiye sadece hayvan sahiplerinde rastlanmaz. Alerjenler öyle güçlü ve uzun etkilidir ki kolayca etrafa yayılır ve hayvan beslemeyenler dahi günlük yaşamlarında alerjik olmalarına yetecek miktarda alerjenle temas edebilirler.

 

Alerji riski taşıyan bebekleri olan anne babalar evde evcil hayvan bulundurmamalıdır. Evcil hayvanların tüy, salya ve göz sıvılarından oluşan mikroskopik protein parçacıkları tozlarla birleşerek solunum yollarına ulaşabiliyor. Bu nedenle bebekler hayvanlarla temas etmemelidir, ayrıca yastık ve yorganlar da kuş tüyünden yapılmış olmamalıdır.

Çalışma Saatlerimiz

Kliniğimizde;

Devlet aşıları ücretsiz uygulanmaktadır.

Tüm özel aşılar mevcuttur.

Kliniğimiz

Bültene Üye Olun

Adres Bilgileri

Dünya İş Merkezi İhsaniye Mh. Barbaros Cd. Can Sk. No:2/1 Nilüfer / BURSA

Telefon: 0224 246 32 00

E-Mail: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.